Schrödinger’in Kedisi ve Zen İlişkisi

0
356

Schrödinger‟in “olasılık” kedisinin Zen Disiplini ile pek çok bağlantısı vardır. Kutuyu dünya ve kediyi de insan olarak düşünürsek, kutunun içinde geçen zaman yani hayat dediğimiz süreç, neyi deneylemek istiyorsak ona izin verir. Bu sürece Zen Disiplininde YOL denir. Yola çıkan kişi ya da kutudaki kedi, yolun üzerindeki her eyleminde özgürdür. Ya farkındalığı seçer ya da bu duruma gözünü kapar. Bu yaratım aşaması için de geçerli bir durumdur. Sanatçı ya da genel anlamda insan, bütünün içinde oynadığı rolü, yaratım sürecini ya da yolunu özgür iradesi ile seçer.
Bu durum neden-sonuç ilişkisi ile düşünmeye alışmış bizler için oldukça garip bir durumdur. Oysa Zen’le birlikte gelen düşünce, dünyanın ya da doğanın “olduğu gibi olan” olarak tam karşımızda durduğu, bütünü algılayabilmek için bakış açılarımızın değişmek zorunda olduğudur. İnsan doğadan –özellikle kendi doğasından – uzaklaştıkça bakış açısını yitirir. Bu yitirme durumu kişiyi kutudaymış gibi gözüken ancak “oradalık ve buradalık” arasında gidip gelen karmaşık ve huysuz kedi haline getirir. Doğa’yı kediyi dışarıdan etkileyen gözlemci olarak düşünürsek, doğanın bu deneye katkısı tıpkı kutunun dışındaki gözlemci gibidir. İçeride ne olduğunu bilemez ve her zaman her durum için üç olasılık vardır.
Seçim kedi‟ye aittir…

Kaynak: Ilgaz, Deniz. “Bir süreç olarak sanatsal yaratımın Zen Disiplini ve Kuantum Teorisi ile ilişkilendirilmesi.” (2013).