Robotlara Aşık Olabilir miyiz?

0
153

YUNAN mitolojisinden Pygmalion hikayesi insanın kendi yaptığı bir nesneye aşık olabileceğini ve onunla mutlu olabileceğine dair bir hikaye aktarmaktadır. İnsanın kendi yaptığı nesneye aşık olması, onunla birlikte yaşaması ve hatta onunla cinsellik yaşaması bugünlerde sıklıkla tartışılan insansı robotlar (humanoid robots) konusunu gündeme getirmektedir. Bir zamanlar Kıbrıs adasında Pygmalion adında bir mesleğine aşık bir heykeltıraş yaşardı. Hayattaki tek zevki yaptığı bu cansız dilsiz heykelleri ile ilgilenmekti. İnsanlardan uzakta tek başına yaşamayı seçmişti. İnsanların arasına karışmaz onlarla konuşmaz ve dertleşmezdi. Heykellerinden başka kimseye önem vermez sabahtan akşama kadar onlarla vakit geçirir, yeni heykeller yapar dertlerini tasalarını onlara anlatırdı. Bir gün heykeltıraş fildişinden kadın heykeli yaptı. Bu heykel o kadar güzel o kadar etkileyici oldu ki, Pygmalion kendi yaptığı heykele aşık oldu. Onu bütün kalbiyle sevdi ancak heykel cansız olduğu için bu garip heykeltıraşın sevgisine karşılık veremiyordu. Bir gün Pygmalion bu güzel heykeli sevip okşarken, Aphrodite bu zavallı adama acıdı ve cansız fildişinden yapılmış heykele can verdi. Pygmalion heykelin canlanıp kendisine karşılık verdiğini görünce hayrete düştü. Bir mucize olmuş aşık olduğu heykel canlanmıştı. O günden sonra Pygmalion sevdiği kadınla çok mutlu bir hayat sürdü. Üstelik artık insanlardan da kaçmıyor onların arasına katılıyordu.

Robot teknolojisinin çok hızlı biçimde ilerlediği günümüzde robotların insan yaşamındaki yeri ve derecesi büyük tartışmalara yol açmaktadır. Bu tartışmanın bir tarafında da ruh sağlığı uzmanları yer almaktadır. Robotla birlikte yaşamak, robotla evlenmek istemek, robotla cinsel ilişki konularında ruh sağlığı uzmanlarının bakış açısı büyük önem taşımaktadır. Farklı ürünler geliştirilmesine karşın temel ilgi seks robotları üzerinedir. Buradaki temel motivasyonda insanlarla robotlar arasındaki ilişkilerin nasıl geliştirileceği üzerinedir. İnsanlarla robotlar arasındaki ilişkilere atıfta bulunmak amacıyla lovotiks (lovotics) kavramı kullanılmaktadır. Lovotiks kavramı Hooman Samani tarafından önerilmiştir. Lovotiks robotbilimin, yapay zekanın, fizyolojinin, psikolojinin, biyolojinin, antropolojinin, sinirbilimin, sosyal bilimlerin, bilgisayar biliminin ve mühendisliğin temel kavramlarını kullanan çoklu disiplinli bir araştırma alanıdır (www.lovotics.com). Endüstriyel robot, hizmet robotu ve sosyal robotlardan sonra Lovotiks hem bir insana aşık olabilen hem de bir insan tarafından aşık olunabilecek yeni nesil robotları ifade etmektedir. Lovotiks robotlarının yapay zekaları üç parçadan oluşmaktadır. Aşkın fizyolojik temellerini içeren yapay endokrin sistemi, aşık olmanın psikolojik temelleri olan olasılıklı aşk birleşimi (probabilistic love assembly) ve son olarak da insan duygularına dayanan duygusal durum geçişidir (affective state transition). Lovotiks robotlarının fizyolojik birimleri dopamin, serotonin, endorfin ve oksitozin gibi yapay duygusal hormonlarından oluşmaktadır. Kan basıncı, vücut sıcaklığı ve arzuyu oluşturmak ve değiştirmek için melatonin, epinefrin, oreksin ve leptin gibi yapay biyolojik hormonlar kullanılmaktadır. Lovotiks robotlarının psikolojik birimi olan olasılıklı aşk birleşimi insanlar robot arasındaki aşkın olası parametrelerini hesaplamaktadır. Bunlar yakınlık, benzerlik, tekrar tekrar maruz kalma/görüşme, çekicilik, bağlanma, karşılıklı beğenme, tatmin, mahremiyet, cazibe gibi parametrelerdir. Bireylerin duygusal ve zihinsel durumu hakkında zengin bilgileri yüz ifadelerinden, sesinden ve jestlerinden anlaşılabilir. Lovotiks robotlarının duygusal durum geçiş birimi robotun on anki zamanda davranışları doğru analiz etmesini sağlamaktadır (Lovotics 2017) Robotlara aşık olmaya da onlarla cinsel ilişki yaşama konusunda insanların tutumlarına yönelik çalışmalar artmaya başlamaktadır.  Günümüzde robotlarla birlikte olmanın getireceği problemler hukuki anlamda da tartışılmaya başlanmıştır. Robotla birlikte olmanın aldatma olup olmayacağı, bunun boşanma nedeni olarak ele alınıp alınmayacağı ya da böyle bir durumda robotlara nasıl yaptırımlar uygulanacağı konusunda tartışmalar devam etmektedir. Yukarıda aktarılan çalışmalarda robotlara karşı tutumlar araştırılırken bu çalışmaların arkasındaki temel soru ise insanlar başka bir insanla birlikte olmak yerine neden robotlarla birlikte olmak ister sorusudur. Bu soru başka biçimde cinselliğin ne olduğu ya da nasıl olması gerektiği ile ilgili bir soruyu da akla getirmektedir. Cinsellik ilgiyi, sevgiyi, isteği, zevki ve üremeyi sağlayan düşünsel, duygusal, davranışsal ve sosyal bir etkileşim olarak tanımlanabilir (Cumurcu ve ark. 2012).

Cinsellik yaşamın en kişisel alanlarından birisidir. Her birimiz, zaman zaman bizi şaşırtan hatta şoke eden tercihleri ve fantezileri olan cinsel varlıklarız. Genellikle bunlar faal bir cinsel hayatın parçalarıdır. İnsanın cinsel davranışlarında neyin normal ya da istenen olduğunun tanımları zamana ve yere göre değişmektedir. Fakat fantezilerimiz ya da isteklerimiz kendimizi ya da başkalarını istenmeyen veya zarar verici şekilde etkilemeye başladığında olağan dışı olarak nitelendirilmektedir. İnsanlar neden robotlarla birlikte olmak ister sorusunu sorduğumuzda kişilerin robotla olmak istemesini sağlayan değişkenlerle, robotlarla olmanın sağlayacağı yararlarını birlikte düşünmek gerekmektedir. Robotlarla seksin pek çok alandaki problemin çözümüne katkı sağlayacağı düşünülmektedir. İlk olarak kadınların seks kölesi olarak kullanılmasına ve kadınların bu yöndeki ticaretine büyük bir çözüm getireceğine inanılmaktadır. Robotların seks işçisi kadınların yerine kullanılmasının da en büyük yararlardan biri olacağı belirtmektedir. Seks işçisi kadınların çoğu zaman yaşadığı utanmayı, acı çekmeyi, duygusal ve fiziksel tramvayı robotların yaşamayacağı belirtilmektedir. Daha önemlisi cinsel yolla bulaşan hastalıklara büyük çözüm getireceğine inanılmaktadır. Yetişkin görünümündeki robotların yanında çocuk görünümünde olan çocuk robotlarında pedafoli vakalarında kullanılabileceği belirtilmektedir. Çocuk robotların pedafoli tedavisinde ilaç ya da madde bağımlılığında kullanılan metadon gibi kullanılabileceği ileri sürülmektedir. Çocuk robotların pedafolide kullanılmasına büyük tepkiler gelmektedir. Bunun temel dayanağı da çocuk robotlarla yaşanabilecek cinselliğin pedafoliyi engelleyeceğine daha da pekiştireceği yönündedir. Şu ana kadar hiçbir ülkede çocuk robotlarla birlikte olmak yasal olarak sınırlandırılmamıştır. Bu konuda son zamanlarda Avrupa Komisyonu tarafından çalışmalar başlatılmıştır.

İnsanlar neden robotlarla birlikte olmak ister sorusunu sorduğumuzda en temel yanıt olarak cinsel uyarılma arayışı ve cinsel fanteziler gelmektedir. İnsanlar diğer canlılardan farklı olarak cinsel davranışlarda görüntüler ve cinsel fanteziler gibi bir takım zihinsel süreçleri kullanmaktadırlar. Cinsel fantezilerin en önemli özelliği insanları belirli bir cinsel davranışı yapmaya motive etmesidir. Yalnızlık, sosyal beceri eksikliği, bireylerin iletişim için yetersiz olduğunu düşünmesi gibi faktörlerin kişilerin robotlarla duygusal ve cinsel yakınlık kurmasına neden olabileceği düşünülmektedir.

Kaynak: MORSÜNBÜL, Ümit. Robotlarla Bağlanma ve Cinsellik: Ruh Sağlığı Bakış Açısından Bir Değerlendirme. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar-Current Approaches in Psychiatry, 2018, 10.4: 2-2.