Ressam Kimliği Dışında LEONARDO DA VİNCİ

0
97

Leonardo da Vinci rönesansın simgesi olmuş bir ressam, heykeltraş, mimar, mühendis, bilim adamı, anatomist ve matematikçidir. Yaşamı doğal olarak eserlerine de yansımış olan da Vinci’nin bilinen yönleri kadar yaşamını önemli düzeyde etkilemiş bilinmeyen yanları da vardır. “Rönesans Man” diye de anılan da Vinci, rönesansın sanat ve bilim üzerinde etkilerini en iyi yansıtan sanatçılardan biri olarak, günümüze kadar ulaşmış, çok miktarda yazılı eser ve çizim taslakları, modeller ve tasarımlarıyla hala ilgi odağı olmaya devam etmektedir.

15 Nisan 1452’de bir noterin evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya gelen ve bu nedenle de formal eğitim alamayan Leonardo Da Vinci, çocukluk çağından itibaren doğaya, doğadaki nesnelerin çalışma mekanizmasına ilgi göstermiş ve ilk çizimlerine bu dönemde başlamıştır. Çizimlerinin o dönem atolye sahiplerinden olan Verrochio usta tarafından değerlendirilmesi sonrası, aynı ustanın atolyesinde çırak olarak işe başlayan sanatçı, kısa zamanda atolyenin mühendislik gerektiren teknik işlerine ve sanat işlerine katkıda bulunmaya başlamış, dönemin önemli eserlerinde ilk sanatsal katkıları dikkati çekmeye başlamıştır.

İlgi alanı çok renkli olan ve özellikle matematik, mühendislik, anatomi alanlarında çok ilgili olan sanatçı bu alandaki teknik eğitimini yine bulunduğu atölyenin çalışmalarına katılarak gerçekleştirmiş ve dönemin süsleme sanatlarında önemli yer tutan bronz işlere katkıda bulunmuştur.

Sanatçının bilim ve mühendislik çalışmalarını sürekli olarak üzerinde çalıştığı ve zamanımıza kadar da bir kısmı ulaşan defterlerinden izleyebiliyoruz. 13.000 sayfalık not defterleri, solak sanatçı tarafından ayna yazısı kullanılarak hazırlanmış ve detaylı çizimler içeren büyük bir ansiklopedi hedeflenmiştir. Formal latince ve matematik eğitimi almadığından, zamanın bilim adamları Leonardo’yu gözardı etmişlerdir. Leonardo’nun defterlerinin başlıca dört ana konuda (mimari, mekaniklerin parçaları, resim ve insan anatomisi) olduğu görülmektedir. Bu eserler Louvre, the Biblioteca Nacional, the Biblioteca Ambrosiana in Milan ve the British Library de, The Codex Leicester ise özel koleksiyonlarda (Bill Gates) yer almaktadır.

İcatlar ve mühendislik çalışmaları da sanatçının hayatında önemli bir yer tutmuştur. İstanbul’da 1502’de 240 metrelik asma köprü köprüyü sivil mühendislik projesi olarak Sultan 2. Beyazıd için tasarlamıştır ama bu proje gerçekleşmemiştir. Askeri araçlar ve silahlar, güneş enerjisi kullanımı gibi konularda da projeler geliştirmiştir ve projeleri daha sonra uygulamaya geçirilebilmiştir. Tasarladığı modeller IBM sponsorluğunda konstrükte edilmiştir.

Dünyada en yaygın simge olarak kullanılan “Oranların Kanunu”, ya da “İnsanın oranları” da Vinci tarafından 1487’de ünlü Antik Romalı Mimar Vitruvius Pollio’nun çalışmalarından yararlanılarak yapılmıştır.

The Literary Works of Leonardo da Vinci (3rd edition 1970, ilk basım 1883) da; Hayvanlar için duyduğu sevgi ve onların acısını hissetmesi onu vejeteryanlığa götürmüştür ifadesi yer almaktadır. Andrea Corsali’nin Giuliano de Medici’ye gönderdiği bir mektupta Gujerats olarak adlandırılan hintlilerin, kan içeren hiç bir şey yiyemedikleri gibi yaşayan hiçbir canlıya da zarar veremediklerini anlatmış ve “aynen bizim Leonardo da Vinci gibi” diye eklemiştir. Vasari onun nasıl bir hayvan sevgisi olduğunu, Floransa’da kuşların satıldığı yerlerden geçerken nasıl sıklıkla paralarını ödeyip onları kendi eliyle çıkarıp uçmak üzere havaya fırlattığını ve böylece onlara özgürlüklerini verdiğini anlatır. Edward MacCurdy: “Leonardo hayvanları o kadar çok sevdi ki vejeteryanlığa döndü” şeklinde durumu ifade etmiştir.

Kaynak: DA VINCI–SANATÇI, Leonardo; ÖZTÜRK, Şerefnur. Nöroloji Tarihinden. Leonardo, 1.9: 10.

Önceki İçerikSiberkondria
Sonraki İçerik“İlk Günah” Miti
1983 yılında İzmir’de doğmuştur. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamlamıştır. 2001-2005 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik lisans eğitimine devam etmiştir. Lisans eğitimin ardından, özel sektörde bilgisayar yazılımı alanında çalışırken 2008 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde Medikal İnformatik yüksek lisans eğitimine başlamış ve 2011 yılında mezun olmuştur. Profesyonel meslek yaşamına öğretim görevlisi olarak devam eden Taşbaş Ustaoğlu’nun 2014 yılında başladığı doktora eğitimi halen devam etmektedir. Klinik karar destek sistemleri ve sağlık bilişimi konularında çalışmalar yapmaktadır. Bilgi yönetiminin teknik ve sosyal boyutu özel ilgi alanıdır. Mesleki ilgi alanları dışında meditasyon, doğal taşlar ve aromaterapi ile ilgilenmektedir. Seyahat etmekten ve okumaktan hoşlanmaktadır. Bulimon.com kurucu ortağı ve içerik editörüdür.