Müzik ve Rengin Fiziksel İlişkisi

0
138

Müziği oluşturan ses titreşimlerden meydana gelir ve bu nedenle fiziksel bir olaydır. Ses ve renk ilişkisi, fizik alanındaki bilim insanlarının da üzerinde çalıştıkları bir konudur. Örneğin Newton, notaları gökkuşağının yedi rengiyle ilişkilendirmiştir ve ışığı araştırırken ton aralıklarını renklerle açıklamıştır. Bunun üzerine Fransız matematikçi ve filozof Louis-Bertrand Castel, Newton’un teorisinden uzaklaşıp, kendi renk ve nota sistemini ‘‘do’’yu mavi renk ile sembolize ederek geliştirmiştir. Çalışmalarıyla renk ve müzik ilişkisini, kozmolojik fikirden uzaklaştırarak daha anlaşılır bir eşleştirmeyle basitleştirmiştir. Optik bir klavye inşa ederek, renkli ışık veren bir mekanizma geliştirmiştir. Castel’in bu icadı, renk teorisi üzerine yapılan önceki çalışmaları tamamlamış, artistik bir sentez geliştirmiştir. Bu çalışmalar, müzik eserlerinin resimlere çevrilmesine de imkan sağlamıştır. Castel’in bu makaleleri, Diderot, Mairan, Rousseau ve Voltaire gibi diğer entellektüeller arasında da resim ve müzikle ilgili tartışmaları başlatmıştır. Renklerin karışımının net ve kesin algılanabildiği, buna karşın müzikteki seslerin yarattığı ifadenin farklı olabileceği ve melodiler hafızada kalırken, renk dizilerinin aynı şekilde akılda kalmayacağı gibi fikirler ortaya çıkmıştır.
Yedi parçalı renk skalasını, yedi müzik notası ve bilinen yedi gezegenle ilişkilendiren ilk medeniyet Antik Yunan’dır. Platon müzikteki büyük ikili ve tam beşli aralıkları sarıyla, tam dörtlü aralığı ise kırmızıyla ilişkilendirmiştir. Aristo da renk uyumunun müzikteki armoniyle paralelliği olduğunu öne sürmüştür. İlk olarak Fransa’da 1772’de Rameau’nun çalışmaları, müzik ve renk ilişkisine daha derin bir yaklaşım getirerek, akoru armonik sistemin çekirdeği olarak kabul etmiştir. Telemann da, müzikteki füg yapısından yola çıkarak renklerin de fügü olabileceği fikrini ilk kez ortaya atmıştır.
18. yüzyıl Fransız yazarları renk ve nota arasındaki ilişkiyi reddetmelerine
rağmen, çizim ve melodi, renk ve perde, renk ve enstrümantal tınıyı tam bir örtüşme olmaksızın karşılaştırmışlardır. Renklere müzik açısından bakma fikri, ilk olarak renkli klavseni yapmış olan Gottlob Krüger tarafından ortaya atılmıştır. Bu enstrümanla kulağa hitap eden müziğe karşı, göze hitap eden müzik üretmiştir. Carl Ludwig Junker de çizim, renklendirme ve tablo ifadesini, melodi, armoni ve müzikal beste yorumuyla karşılaştırmıştır. 18. yüzyılın son çeyreğinde ise nota ve renklerin birebir kıyaslanması  fikri, yerini tablo ve müziğin tümden ilişkilendirilmesine bırakmıştır.
19. yüzyılın başlarında E.T.A. Hoffmann ve Schumann, sanat türleri arasındaki bariyerleri daha da kaldırmış, Florestan ise bu görüşü şu sözüyle desteklemiştir: ‘‘İki farklı sanatın estetik anlayışı aynıdır fakat meteryalleri farklıdır.’’.
20. yüzyılın ilk yirmi yılında da müzik ve resim ilişkisi üzerine farklı bakış
açıları görülmeye başlamıştır. Bazı sanatçılar Castel’in fikirlerini benimserken, bazı sanatçılar da farklı bir düşünceyi öne çıkarmıştır. Bu görüş, form kalıpları, ritim ve müzik dinamikleri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ligeti, Lontano isimli orkestral eserinde armonik değişimleri bir tür ışık polifonisi olarak tasvir etmiştir. 20. yüzyılın ikinci
yarısında da müzik, resimde tek bir rengin gölgelendirilmesi gibi yorumlanmaya başlamıştır. Bazı 20. yüzyıl bestecileri yaptıkları eserleri ve eserlerin bölümlerini renk isimleriyle adlandırmışlardır. Örneğin Bliss, Renkli Senfoni eserinin dört bölümünü mor, kırmızı, mavi ve yeşil renkleriyle adlandırmışlardır. Bazı sanatçılar da rengi, müziğin başka parametreleriyle ilişkilendirmiştir. 1889’da Rimsky Korsakov Mlada isimli
operasında librettodaki renk sözcüklerinin kullanımını ve nota kalıplarını, renkli sahne ışıklandırmalarıyla senkronize etmiştir.
Besteciler sıklıkla, eserlerini yazmakta ilham olarak resimleri kullanmışlardır. Örneğin Liszt Lo spozalizio adlı eserini, Raphael’in bir tablosundan esinlenerek yazmıştır. Buna karşılık ressamlar da, müziğin soyut fikrinden ve bestelerinden ilham almışlardır. Müzik ve renk ilişkisi, renk ve form, ışık ve müzik, renk ve tonal geçişler, renk ve ses ilişkileri açısından da değerlendirilebilmektedir.

Kaynak: MESTAN, Hande. “Müzik ve Renk İlişkisi.” Kaygı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi 20 (2013): 299-304.